Regl konuşmak neden hâlâ radikal sayılıyor?

Regl konuşmak neden hâlâ radikal sayılıyor?

Regl, dünyanın yarısını ilgilendiren biyolojik bir süreç.
Her ay yaşanıyor, her kuşakta yaşandı, her coğrafyada var.
Ama konu regl olunca sesler kısılıyor, kelimeler yumuşatılıyor, cümleler yarım bırakılıyor.

Peki neden?

Regl bir tabu değil, ama öyle davranılıyor

Regl; utanılacak, gizlenecek ya da “fazla özel” sayılacak bir durum değil. Buna rağmen yıllardır bize şu mesajlar verildi:

  • “Bunu yüksek sesle konuşma.”

  • “Ayıp.”

  • “Rahatsız edici.”

  • “Özel mesele.”

Oysa regl; kan, hormon, döngü ve bedenle ilgili. Yani tamamen gerçek.
Ama regl konuşuldukça “fazla”, konuşulmadıkça “normal” kabul edildi.

Bu çelişki yüzünden regl, hâlâ sosyal olarak sterilize edilmeye çalışılan bir konu.

Regl kanı kırmızıdır

Reklamlarda regl kanının mavi veya farklı bir renk gösterilmesi tesadüf değil. Gerçek kanın “fazla gerçek” olduğu düşünülüyor. Çünkü kan, bedenle yüzleşmeyi gerektiriyor. Çünkü kan, kontrol edilemeyen bir doğallık.

Bu yüzden regl yıllarca:

  • Mavi sıvılarla,

  • Fısıltıyla söylenen kelimelerle,

  • “O günler” gibi üstü örtülen ifadelerle anlatıldı.

Gerçeklik ne kadar gizlenirse, konuşmak da o kadar “radikal” hale geliyor.

Regl, kadın bedeninin kontrolüyle ilgili

Reglin tabu olmasının bir nedeni de şu:
Regl, kadın bedeninin kendi ritmini hatırlatıyor.

Toplum ise genellikle bedenden şunları bekliyor:

  • Sessiz olmasını

  • Görünmez olmasını

  • Rahatsız etmemesini

  • Kontrol altında kalmasını

Regl ise tam tersini söylüyor:

“Ben buradayım. Döngüm var. Bedenim konuşuyor.”

Bu yüzden regl konuşmak, sadece biyolojik bir süreci anlatmak değil;
bedenin söz hakkını geri almak anlamına geliyor.

Regl hakkında konuşmak neden “cesur” sayılıyor?

Aslında cesur olan regl değil, sessizlik.
Çünkü sessizlik yıllarca öğretildi.

Regl hakkında açıkça konuşan biri:

  • Ayıplamayı reddediyor,

  • Utancı sorguluyor,

  • “Normal” denilen suskunluğa itiraz ediyor.

Bu da doğal olarak “radikal” etiketiyle karşılanıyor.

Ama gerçek şu:
Regli konuşmak radikal değil. Regli konuşmamak alışkanlık.

Regl konuşuldukça normalleşir

Bir konu ne kadar az konuşulursa, o kadar büyür.
Ne kadar çok konuşulursa, o kadar sıradanlaşır.

Regl de böyle.

Regli konuşmak;

  • Utancı azaltır,

  • Bilgiyi artırır,

  • Yanlış inanışları kırar,

  • Kadınların bedenleriyle kurduğu ilişkiyi güçlendirir.

Ve en önemlisi şunu hatırlatır:

Regl bir kusur değil.
Regl bir problem değil.
Regl bir “şey”. Ve konuşulabilir.

Peddon neden bu konuşmanın parçası?

Peddon, regli gizlemek için değil, regli rahat yaşamak için var.
Pedin taşması korkusunu, “arkama geçti mi” stresini, reglin hayatı durdurmak zorunda olduğu fikrini sorguluyor.

Çünkü regl konuşuldukça:

  • Ürünler de dönüşür,

  • Deneyimler de,

  • Algılar da.

Bizce regli konuşmak bir isyan değil. Bir hatırlatma.

Bu beden bizim.
Bu döngü bizim.
Bu konu konuşulabilir.

Bloga geri dön

Yorum bırak

Lütfen unutmayın, yorumlar yayınlanmadan önce onaylanmalıdır.